Yunan Halkının çektiği acı aktı insanlık kanalından yüreğimize, yaktı bizim yüreğimizi

İnsanıyla, hayvanıyla, bitkisiyle doğa ve toplum bir bütündür. Halkın Kurtuluş Partisi olarak bu bütünün bozulmaması için yıllardır mücadele veriyoruz. Kârları, koltukları ve iktidarları uğruna bu bütünü bozmaya çalışan AB-D Emperyalistlerine ve yerli satılmışlara karşı hep biledik öfkemizi, hep diri tuttuk. Bu güruhun mağdur ettiği, ezdiği, yok ettiği canlıları ise hep bir parçamız saydık. Canımızdan bir parça. O bir parçaya gelen zarar, o bir parçanın çektiği acı bizim de yüreğimizi dağladı. O acıyı kanımızda, etimizde hissettik.

Komşumuz Yunanistan’da çıkan orman yangını sonucu son rakamlara göre 81 insanın yaşamından olması, binlerce hayvanın yaşamının sonlanması ve binlerce ağacın, bitkinin artık oksijen salgılayamayacak olması kıvrandırdı bizi acıdan.

Biz Devrimciyiz. Gerçek Devrimci. Dünyanın neresinde olursa olsun insanın çektiği acıları kendi acılarımız sayarız. Uğradığı haksızlıklara karşı öfkeden tir tir titreriz. Halkların Kardeşliğine inanan gerçek insanlar olarak ne yapabiliyorsak, elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışırız. Ve bunu bir insanlık görevi olarak görürüz.

Biz Devrimciyiz. Gerçek Devrimci. Gerçek hayvanseveriz. Onları da bu kanser düzeninin, Emperyalist Saldırganlığın hışmından, azgınlığından korumak için mücadele ederiz. Hayvan sevmeyenin insanı da sevemeyeceğine inanırız.

Biz Devrimciyiz. Gerçek Devrimci. Ağaçları, bitkileri ve doğayı korumaktır bir devrimci görevimiz de. Onlar yok olursa insanlık da yok olur, onlarsız bir dünya uzayda sıradan bir cisme dönüşür. Bizim tüm dünyaya örnek olan “Şanlı Gezi İsyanı’mız” bir ağaç kesilmesin diye başladı ve doğaya en büyük tahribatı yapan AKP’giller’e karşı topyekün bir isyana dönüştü.

Partimizin Genel Başkanı Nurullah Efe “İnsan Kalmak Kolay Değil” der. Ve devam eder:

“Eğer acı çekenleri, çaresizleri, ezilen ve sömürülenleri, dışlananları, ötekileştirilenleri, yere yıkılan, yerlerde sürüklenenleri, savunmasızları, sahipsizleri sevecek yer açmışsanız yüreğinizde; siz de mecburen acı çekersiniz.

Onların acıları akar bir kanaldan sizin yüreğinize de…

Siz de kıvranırsınız acıdan. Çabalarsınız, bu zavallıların dertlerine bir derman bulmaya çalışırsınız.

İçinde yaşadığımız bu vurgun ve talan düzeninde, insanların bile hayvan yerine konulduğu, ağaçların, derelerin, nehirlerin, dağların, ormanların; özetçe doğanın katledildiği bu düzende, böylesi acı çekenlerle sık sık karşılaşmanız kaçınılmazdır. Dolayısıyla da siz de hüzünlenirsiniz, dertlenirsiniz, acılar duyarsınız.

Zaten hayat nedir ki, Gerçek İnsanlar için, bunların dışında?..

Yani hayat, acılar, hüzünler, dertler, tasalar, neşeler ve sevinçler karmaşasıdır.

Ama, yüreğinizde acıma hissi diye bir şey taşımazsanız, sevgi diye bir değer barındırmazsanız, yani bir robot duyarsızlığındaysanız; hiç acı duymadan yaşayıp gidersiniz. Ya da kendinizden başka hiç kimseyi ve hiçbir şeyi düşünmediğiniz için, sadece kendi postunuza özen gösterip geriye kalanları hiç hesaba katmadığınız için çok az rahatsızlık duyarsınız, acı duyarsınız. Hani ancak kendi başınıza bir felaket geldiğinde, bir olumsuz durumla karşılaştığınızda üzülürsünüz sadece.

Biz ise, çocukluğumuzdan bu yana kendimizden çok sevdiklerimizi ve hiç tanışmamış bile olsak başkalarını düşündük, hayvanları düşündük, ağaçları düşündük, ırmakları düşündük, dağları, ovaları düşündük. Onlar korunsun, hiç bozulmasınlar, varlıklarını hep sürdürsünler istedik, sağlıklı biçimde.”

Komşumuz Yunanistan Halkının yaşadığı acı, bu acıları Yunanistan Halkına yaşatan Parababalarının Kanser Düzeninin de bir sonucudur. Bu gerçeği Yunanistan Komünist Partisi (KKE) Genel Sekreteri Kutsumbas şöyle dile getiriyor:

“NATO’ya 4 milyar avro harcanır, büyük şirketlere milyarlarca avro borç verilirken, hükümet tüm eksiklikleri gidermek için yeterli para olmadığını söylüyor”.

Ve çok iyi biliyoruz ki Yunanistan’daki bu katliamın asıl sebebi, gerici SYRIZA-ANEL Hükümetinin “özelleştirme”, “kemer sıkma” adı altında uyguladığı halk düşmanı politikalardır.

Bu acıları biz mazlum halklara yaşatan kanser düzenini ortadan kaldırdığımız zaman, Parababalarının sömürü çarklarını kırdığımız zaman ve dünyadaki şu andaki bütün kötülüklerin anası, insan soyunun en büyük düşmanları AB-D Emperyalistlerini tarihin karanlık sayfalarına gömdüğümüz zaman Halklarımızın çektiği acılar da son bulacaktır.

Komşumuz Yunanistan Halkına, Türkiye’nin gerçek Devrimcileri olarak başsağlığı mesajlarımızı iletiyoruz. Halkın Kurtuluş Partisi olarak acılarını paylaşıyor, bu faciadan yaralı olarak kurtulan bütün canların bir an önce sağlıklarına kavuşmasını temenni ediyoruz.

25 Temmuz 2018

HKP Genel Merkezi

 

Comments are closed.