Bir değeri daha sonsuzluğa uğurladık: M. Emin Değer yaşamını kaybetti

Askeri Yargıçlık görevini yürütürken Albaylık rütbesindeki görevinden 12 Mart Faşizmi sırasında istifa etmişti Emin Değer. Onu istifa etmeye götüren süreç bulunduğu askeri ortam içerisinde emperyalistlerin Türkiye üzerine yaptığı planları, oynadığı oyunları görmesi oldu.

Neydi bu planlar, oyunlar?

Ve istifadan sonra neler yaptı?

Dünya üzerinde Mustafa Kemal önderliğinde emperyalistlere karşı ilk kez ulusal kurtuluş mücadelesini zaferle taçlandıran, küllerinden bir güneş gibi parlayan Türkiye’den Lozan’ın intikamını almaya, Sevr’i yeniden hayata geçirmeye ant içmişti AB-D Haydutları.

Öyle ki Lord Curzon, bunu açıkça ifade ediyordu:

“İleride dara düşüp bize yardım için geldiğinizde, burada reddettiğiniz herşeyi, cebimden çıkartıp önünüze koyacağım …”

Bu açık tehditi yerine getirebilmek için yapamayacakları yoktu; kan dökmekse kan dökmek, iç savaş çıkartmaksa iç savaş çıkartmak, yıllardır bir arada yaşayan halkların arasına nifak sokmaksa nifak sokmak…

Bunun için ne yapmaları gerekiyorsa yapacaklardı. Önce gizli başladılar bu çakallığa. Kontrgerilla denen örgütü kurdular bin ülkecikli dünya özlemleri için. Hedefledikleri ülkelerden devşirme katiller yetiştirdiler, katliamlar gerçekleştirdiler. Türkiye’nin payına da 12 Mart ve 12 Eylül faşist darbeleri ve bu sürece götüren Bahçelievler, Maraş, Çorum, Beyazıt, 1 Mayıs 1977 Katliamları ve onlarca vatansever gencin, aydının katli düştü.

Ancak bunun altında kimler olduğunu, bu zemini kimlerin hazırladığını, bulunduğu konumdan kaynaklı olarak elde ettiği verilerle ilk ortaya koyan Askeri Yargıç Emin Değer oldu.

Mustafa Kemalci idi, vatan sevgisi ile doluydu, antiemperyalistti. Türkiye’de ve dünyada bu kan selinin en önemli mimarlarından birinin emperyalistlerin kurduğu gizli örgüt Kontrgerilla olduğunu tespit etti “CIA, Kontrgerilla ve Türkiye” kitabında. Bu kan deryasında Türkiye’nin artık emperyalistlerin hedefine doğru yol aldığını fark etti ve Rockefeller’ın deyimiyle Türkiye’nin oltadaki balık olduğunu belgeleriyle ortaya koydu “Oltadaki Balık Türkiye” kitabında. Onlarca baskısı yapıldı yıllarca söz konusu kitapların. Artık sözde faili meçhullerin kim olduğu ortaya çıkmıştı O’nun ortaya çıkardığı belgelerle.

Kahrolsun MİT-CIA-KONTRGERİLLA sloganları inletiyordu Türkiye’yi. Karanlığı aydınlatan perde açılmıştı artık.

İşte böylesine değerli bir insan, sonrasında da hep antiemperyalistlerin yanında oldu. Onların avukatlığını üstlendi. Savunmalarını yaptı. İnsanlık yararına bir yaşam sürdürerek 14 Haziran 2018’de aramızdan ayrıldı.

16 Haziran 2018’de Ankara’da yapılan cenaze törenine Kurtuluş Partililer olarak katılmayı görev bildik. Ne yazık ki oldukça az bir katılımın olduğu cenazede Emin Değer, hak ettiği şekilde uğurlanamadı.

Antiemperyalist mücadeleye kattığı değerle bilinçlerimizde yaşamaya devam edecek. 18 Haziran 2018

Halkın Kurtuluş Partisi

Ankara İl Örgütü

Comments are closed.