TESEV’ci, Sorosçu Hacı Kemal’in, CHP tabanındaki içtenlikli insanları ahmak yerine koyuşunun resmidir…

CHP tabanını oluşturan saf ve içtenlikli kardeşler!

Yeni CHP Şefi’nin şu mesajına bir bakar mısınız?..

“Kılıçdaroğlu’ndan “Muhsin Yazıcıoğlu” mesajı

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, BBP’nin eski lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefat yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

“Kılıçdaroğlu, mesajında, “Aramızdan ayrılışının 9. yıldönümünde Muhsin Yazıcıoğlu’nu rahmetle anıyor, şüpheli ölümünün aydınlatılması için de adalet mücadelemizin devam edeceğini yineliyorum” ifadelerini kullandı” (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/948268/Kilicdaroglu_ndan__Muhsin_Yazicioglu__mesaji.html)

“Rahmetle anmak” ne demektir, arkadaşlar?

Allah’ın merhamet ederek tüm günahlarını affetmesini dileyerek, ölen kişiyi anmak, demektir…

Yani, ölen kişinin, Tanrı’nın rahmetine sahip olması için dua etmektir…

İşte Sorosçu Kemal Efendi, bu dilekle anıyormuş, Türk-İslam Sentezci Büyük Birlik Partisi (BBP)’nin eski Kurucu Genel Başkanını.

Şimdi de, kimmiş bu anılan kişi, ona bakalım bir:

***

Muhsin Yazıcıoğlu, 31 Aralık 1954 tarihinde Halit ve Fidan Yazıcıoğlu çiftinin son çocuğu olarak Sivas’ın Şarkışla İlçesi Elmalı Köyü’nde doğdu. Yazıcıoğlu, ilk ve orta öğrenimi, Şarkışla’da, üniversite eğitimini Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde yaptı.

1968’te cemiyetçilik çalışmalarına başlayan Yazıcıoğlu, Şarkışla’da “Genç Ülkücüler Hareketi”ne katıldı. Muhsin Yazıcıoğlu, üniversite eğitimi için 1972’de Ankara’ya geldikten sonra Ülkü Ocakları Genel Merkezinde görev yapmaya başladı. Sırasıyla Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlıklarında bulundu (1977-1978). Yazıcıoğlu, 1978’de faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği’nin kurucu Genel Başkanı oldu.

1980 yılına kadar MHP’de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulunan Muhsin Yazıcıoğlu, 12 Eylül 1980’den sonra MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’nda yargılandı. 7,5 yıl Mamak Cezaevi’nde kaldı ancak siyasi hayatına devam etmesini engelleyecek bir ceza almadı.

Yazıcıoğlu, cezaevinden çıktıktan sonra, cezaevindeki ülkücüler ve onların ailelerine yardım amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı’nın başkanlığını yaptı.

1987’de Milliyetçi Çalışma Partisi’ne (MÇP) girdi ve Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu.

20 Ekim 1991 Milletvekili Genel Seçimlerinde, Refah Partisi (RP), Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ve Islahatçı Demokrasi Partisi’nin (IDP) oluşturduğu ittifak bünyesinde milletvekili adayı olan Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas’tan milletvekili seçildi.

7 Temmuz 1992’de, “içinde bulunduğu partinin siyasi anlayışıyla uyuşmadığı” gerekçesiyle 5 milletvekili arkadaşıyla birlikte MÇP’den ayrıldı.

29 Ocak 1993’te, MÇP’den ayrılan bir grup arkadaşı ile beraber Büyük Birlik Partisi’ni (BBP) kurdu ve partinin Genel Başkanı oldu.

24 Aralık 1995’te yapılan erken genel seçimlerinde ANAP-BBP ittifakından 20. Dönem Sivas milletvekili olarak parlamentoya giren Yazıcıoğlu, 28 Şubat 1996’da ANAP’tan istifa ederek BBP’ye döndü.

Muhsin Yazıcıoğlu, 28 Nisan 1998’de yapılan 3. Büyük Kurultay ve 8 Ekim 2000 tarihindeki 4. Büyük Kurultay’da tekrar BBP Genel Baskanlığına seçildi.

22 Temmuz 2007 seçimlerinde Sivas’tan bağımsız milletvekili olarak TBMM’ye girdi ve seçimlerden önce bıraktığı BBP Genel Başkanlığı’na tekrar seçildi.

Muhsin Yazıcıoğlu 25 Mart 2009 tarihinde, Göksün, Kahramanmaraş’ta geçirdiği helikopter kazası sonucunda vefat etmiştir.” (http://www.biyografi.info/kisi/muhsin-yazicioglu)

***

Görüldüğü gibi, arkadaşlar; bu vatandaş Kontrgerilla’nın yani Süper NATO’nun-Gladyo’nun Türkiye’de siyasi parti formatındaki Özel Örgütü MHP’nin antikomünist, paramiliter katiller bölümünü oluşturan Ülkü Ocakları’nın, genel başkanlık dahil her kademesinde görev yapmış bir kişiymiş.

Aynı zamanda MHP Genel Başkan Müşavirliği ve MÇP Genel Sekreter Yardımcılığı görevlerinde bulunmuş; yani bu Kontrgerilla Partisiyle özdeşleşmiş bir şahısmış.

Bu partiden ayrılıp, kendi liderliğinde kurulan BBP de aynı yolun yolcusu ve aynı misyonun uygulayıcısı olmuştur.

Kontrgerilla Teorisyeni, CIA Yöneticisi David Galula, Türkçeye de çevrilmiş bulunan “Ayaklanmalara Karşı Koyma-Teori ve Pratik” adlı kitabında, Kontrgerilla örgütünün bulunduğu her ülkede, bu örgütün yönetimi ve denetimi altında çalışacak paramiliter güçlerden derlenmiş bir siyasi oluşumun varlığını şart koşar.

Bu “sivil” görünümlü katiller örgütünün, Kontrgerilla’nın resmi asker, sivil ve siyasi görevlileriyle-kadrolarıyla kaynaşık bir vaziyette çalışmalarını emreder.

Aynen de böyle olmuştur Türkiye’de…

27 Mayıs 1960 Politik Devrimi sonrasında hızla gelişen ve yaygınlaşan halk kitleleriyle bağlar kurma aşamasına gelen Devrimci Hareketin önünü kesmek için, Kontrgerilla’nın MHP-Ülkü Ocakları adlı paramiliter katiller örgütü kullanılmıştır.

Bu örgüt, binlerce devrimci, yurtsever, antiemperyalist, Mustafa Kemal’ci ve laik, Alevi insanımızı canavarca katletmiştir…

Kahramanmaraş, Çorum, Sivas, Bahçelievler, Balgat, 16 Mart Beyazıt Katliamları gibi toplu katliamlarda da bulumuştur. Genç, yaşlı, çocuk, kadın demeden binlerce masumun kanına girmiştir bu CIA örgütü…

Hatırlanacağı gibi bir dönem de David Galula’nın kitabında emredildiği şekilde, namuslu, yurtsever, demokrat biliminsanlarımız ve gazeteciler de acımasızca öldürülmüştür, bu örgüt tarafından.

Bunların birkaçının adını analım isterseniz:

***

1) Doç. Orhan Yavuz (15 Haziran 1977)

Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde öğretim üyesiyken kampusta bıçaklanarak öldürüldü.

2) Doğan Öz (24 Mart 1978)

Ankara Cumhuriyet Savcılarından, demokrat kimliğiyle tanınan Doğan Öz, evinin önünde otomobiline binerken 6 el ateş sonucu öldürüldü.

3) Doç. Dr. Bedrettin Cömert (11 Temmuz 1978)

Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Kürsüsü öğretim üyelerinden ve Türk Dil Kurumu üyesi olan Cömert evinden çıkışta 3 katil tarafindan öldürüldü.

4) Bedri Karafakioglu (20 Ekim 1978)

İTÜ Elektrik Fakültesi Dekanı iken öldürüldü.

5) Abdi İpekçi (1 Subat 1979)

Milliyet Gazetesi başyazarı Abdi İpekçi, Teşvikiye’deki evinin yakınında otomobilinde kurşunlandı. Katili Mehmet Ali Ağca.

6) Cevat Yurdakul (28 Eylül 1979)

Adana Emniyet Müdürü iken öldürüldü.

7) Prof. Ümit Doganay (20 Kasım 1979)

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ögretim üyesiyken evinin önünde öldürüldü.

8) Prof. Cavit Orhan Tütengil (7 Aralık 1979)

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Sosyoloji Enstitüsü Başkanı iken evinin az ilerisindeki otobüs durağında öldürüldü.

9) Ümit Kaftancıoğlu (11 Nisan 1980)

TRT Programcısı ve yazar Kaftancıoğlu Mecidiyeköy’de vuruldu.

10) Dr. Sevinç Özgüner (23 Mayıs 1980)

Türk Tabibler Birliği Merkez Heyeti üyesi iken evlerine yapılan baskın sonucu öldürüldü.

11) Kemal Türkler (15 Temmuz 1980)

DİSK Genel Başkanı, sendikacı Türkler, evinin önünde öldürüldü. (http://turandursun.com/forumlar/archive/index.php/t-329.html)

***

Ülkü Ocakları adlı bu Kontrgerilla örgütü, şu CHP yöneticilerini ve muhtarları da acımasızca katletmiştir:

“Muharrem Erdoğan; Antalya İl Başkanı

“Abdurrahman Köksaloğlu; İstanbul Milletvekili,

“Avukat Ahmet Albay; Adana İl Başkanı

“Mehmet Zeki Tekiner; Nevşehir İl Başkanı

“Ethem Kaya; Uşak İl Başkanı

“Yusuf Bakır; Tokat İl Yönetim kurulu Üyesi

“Avukat Mustafa Kulkuloğlu; Kayseri İl Başkanı

“Temel Aydınoğlu; Trabzon Baro Sekreteri

“Bülent Demir; İstanbul Belediye Başkan yardımcısı

“Suat Karataşlı; Siverek Belediye Başkanı

“Yüksel Baba; Nevşehir İl Yönetim Kurulu Üyesi

“Battal Pekiş İçeri; Çumra Belediye Başkanı

“Özcan Babi; Biga, Gençlik Kolu Başkanı

“Avukat Ömer Yılmaz; Kayseri İl Başkanı

“Abdullah Sayar; Muhtar adayı

“Avukat Burhanettin Cihan

“Yaşar Baki Duru; Muhtar” (Erdal Boyoğlu, http://halkinnabzi.com.tr/pdf/sayi102.pdf)

Tabiî bu masum kurbanlar, yönetici konumundaki CHP’lilerdir. Bu faşist örgütün katlettiği binlerce, ki bizce bu sayı 3 binden aşağı değildir, insan içinde daha pek çok CHP taraftarı insan vardır.

Namuslu olmak kaydıyla her aydınımız bu gerçekleri görür, bilir ve savunur. Adı gibi bilir ki, MHP’nin bu Özel Cinayet Örgütü binlerce devrimciyi, ilericiyi, yurtseveri, Mustafa Kemalci ve Kuvayimilliyeciyi, antiemperyalisti, laiki, demokratı, Kontrgerilla ideolojisinin buyruğu gereği acımaksızın öldürmüştür.

Zaten MHP, David Galula’nın kitabında netçe ortaya konduğu gibi, Kontrgerilla’nın sivil görünümlü ayağını oluşturan paramiliter, Özel Cinayet Örgütü olarak kurulmuştur. Misyonu, katliamdır bu partinin ve onun Ülkü Ocakları gibi değişik adlar altındaki yan kuruluşlarının.

Yeni CHP’nin Sorosçu Hacı Kemal’i bilmez mi bu gerçekleri?

Elbette bilir. Hem de adı gibi…

Ama onun misyonu da insanları kandırmaktır. Soros ve onun da arkasında bulunan Amerikan Derin Devleti böyle doktrine etmiştir, Sorosdaroğlu Kemal Efendi’yi.

Hiç utanıp arlanmadan ne diyor bu zat iki yıl önce?

“Türkiye’deki bütün ülkücülere seslenmek istiyorum. Bütün ülkücülerin en az bizim kadar vatansever olduğunu biliyorum. Biz nasıl Türkiye’nin geleceği konusunda, bekası konusunda endişe taşıyorsak, samimi bütün ülkücüler de aynısını taşıyor. Eline silah alıp bir siyasiye ateş etmek sadece ve sadece ülkücüleri karalamaktır. O kişi ülkücü olmaz böyle bir insanın ülkücü adını kullanması da başlı başına bir sorundur.” (http://www.mynet.com/haber/guncel/kilicdaroglu-o-kisi-ulkucu-olamaz-2701197-1)

CIA emrindeki Kontrgerilla’nın Özel Örgütü MHP’nin katliam birimi Ülkü Ocakları için bundan daha başarılı bir methiye, bir güzelleme, herhalde çok az kişi tarafından yapılabilir.

Bre utanmaz arlanmaz adam!

Senin için Türkiye Halkının zerre kadar önem ve değer taşımadığı ayan beyan meydandadır, yapıp ettiklerinle. Fakat sen, bir kaset operasyonuyla tepesine tünetildiğin partinin mensuplarına ve geçmişine de zerrece saygı ve sevgi beslemiyorsun.

Yukarıda andığımız binlerce cinayeti ve masum insanın kanının dökülmesini senin methiyeler düzdüğün ülkücüler işlemediyse, kimler işledi öyleyse?..

Uzaylılar mı gelip o cinayetleri işleyip gittiler?..

Allah sana vicdan, ahlâk ve namus ihsan etsin, diyeceğiz de; o da boş bir dilek olur herhalde. Bu yaştan sonra senin iflah olman mümkün olmaz bizce…

Saygıdeğer CHP’li kardeşler;

Partinizin tepesini tutmuş olan, işte bu Sorosdaroğlu Kemal ve avanesidir. Bu ve ekibi, CHP’yi CHP olmaktan çıkarmıştır.

Zaten kendisi de dememiş midir; “Biz 30’ların, 40’ların CHP’si değiliz”, diye?..

Bütün bu gerçekler gün gibi ortadayken sen, partine hiç sahip çıkmayacak mısın?

Onu düzeltmek için ve onun başına CIA tarafından getirilmiş olan ekibi oradan defetmek için hiç çaba göstermeyecek misin?

Hiç mücadele etmeyecek misin?

Eğer etmez isen, Kaçak Saraylı Reis’in ve onun AKP’giller’inin “hülooğğ”cularından ne farkın kalır?

Akıl ve idrak yoksunluğu yönünden, zihin hasarına uğramışlık yönünden hiçbir farkın kalmaz bizce…

İşte görüyorsunuz; Sorosçu Kemal, “Ekmel”, TR 705, Pontusçu Bekaroğlu, Ermeni Soykırımı Yalanı meftunu Selina Doğan’la Şafak Pavey, Sevr’ci Canan Kaftancıoğlu rezaletlerinden sonra işte yukarıdaki Muhsin Yazıcıoğlu’nu “rahmetle anma” mesajıyla bir kere daha CHP’nin tabanını oluşturan halk kesimini ahmak yerine koymuştur, ebleh yerine koymuştur. Ve hatta, alınmayın ama eşek yerine koymuştur…

Bizim için, bu adam ve avanesi de, Meclisteki Amerikancı Dörtlü Çete’nin bileşenlerinden biridir ve ABD işbirlikçisidir, haindir, Türkiye Halkının, vatanının düşmanları cephesinde yer alır.

Bizim bu acı uyarılarımız, sizin davranışa geçerek partinizi bu felaketten kurtarmanıza yöneliktir.

Biliyoruz ki ana muhalefet rolünü oynayan bu Yeni CHP, aslında sahtekârlık etmektedir. Yani Tayyipgiller İktidarının devamını sağlamayı amaçlamaktadır.

Unutmayalım ki, CHP gerçek anlamda bir muhalefet yapsaydı, Tayyipgiller bu kadar uzun süre iktidarda kalamazlardı…

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

28 Mart 2018

 Nurullah Ankut

HKP Genel Başkanı

Comments are closed.