Çekerek Irmağı Özgür Aksın

BASINIMIZIN DEĞERLİ TEMSİLCİLERİ, SEVGİLİ HALKIMIZ,

Bugün buraya; suyumuza, toprağımıza, doğamıza, çevremize, tarım ve hayvancılığımıza, üretim alanlarımıza, kısacası hayatımıza sahip çıkmaya , mücadele etmeye ve sizleri de bu mücadelede bizimle birlik olmaya davet etmeye geldik.

Öncelikle biz kimiz onu sizlere açıklayayım. Bizler; Aydıncık, Çekerek ve Zile köylülerinin, HES’lere karşı vermiş olduğu bu mücadelenin temsilcisi TOKAT-YOZGAT GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU aktivistleriyiz. Aydıncık, Çekerek ve Zile köylülerinin, HES’lere karşı vermiş olduğu mücadelenin bütün dünya farkındadır. HES’lere, Termik santrallere, nükleer santrallere, taşocaklarına, zeytinlik alanlardaki maden ocaklarına karşı mücadele eden bütün çevreciler, doğaseverler bizlerle beraberdir. Tokat’ın Tozanlı bölgesi, Kelkit Çayı boyunca uzanan Reşadiye, Niksar, Erbaa ile Karakaya köyü ve Mutluca köyünde HES karşıtları bizlerle beraberdir. Türkiye’de artık dereler kardeş olmuştur, dereler boyunca yaşayan halklarımız kardeş olmuşlardır. Bizler bu kardeşliğimizi büyüteceğiz, güçlendireceğiz. Doğaya ve topluma ait olan Çekerek Irmağını özgür kılıncaya dek birlikte mücadele edeceğiz. Tokatlılar ve Yozgatlılar olarak dostlarımızla birlikte HES projeleri iptal edilene kadar direneceğiz. Siyasi iktidar ve patronların yaşam alanlarımızı elimizden almasına izin vermeyeceğiz.

Bizler 2014 yılında Çekerek Irmağı üzerinde yapılması planlanan HES’lere karşı daha önce de çetin bir mücadele vermiştik. Mücadelemizdeki kararlılığımızla ve halkımızın da desteği ile HES’çi şirket bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştı. Siyasi iktidar 3 adet olan HES projelerinin iptal edildiğini açıklamıştı. Ancak çok zaman geçmeden aynı bölgede 2016 yılında yeniden sermaye, REİS GRUP ve siyasi iktidar işbirliği ile 8 adet HES projesinin planları yapılmıştır. Bölge halkının bu konuda tepkisinin bilen yetkililer, zorunlu ÇED toplantılarını yapmadan, halkın görüşünü sormadan olumlu kararı vermiş ve HES projelerin yapılmasının önünü açmıştır. Platformumuz ve bölge köylüleri HES’lere ve kamulaştırma işlemlerine karşı onlarca dava açılmıştır. Devam eden davalarda yürütmeyi durdurma kararları verilmesine rağmen HES’çi şirket REİS GRUP, devletin kolluk gücünü ve siyasi iktidarın da desteğini alarak ırmağımıza, tarlalarımıza, yaşam alanlarımıza telafisi mümkün olmayacak derecede zarar vermiştir. Özellikle yurdumuzda OHAL olmasından dolayı, mevcut devlet anlayışı, kolluk kuvvetleri ve rantçı HES firması bu süreci fırsata çevirip doğayı katletmeye ve talan etmeye devam etmektedir. Bu hukuksuzluğa tepkisiz kalmak istemeyen yöre halkı, yöre muhtarları ve yöre dernek başkanları; REİS GRUBU yetkilileri ve kolluk güçleri tarafından tehdit ve tacizle sindirmeye çalışılmaktadır. Unutulmasın ki; bu ırmak biz insanlara ait olduğu kadar bu ırmakta yaşayan binbir çeşit canlınındır aynı zamanda. Ve bu canlılar ekolojik denge neticesinde yaşam alanlarında yaşamlarını idame ettirmek zorundadırlar.

Gelinen nokta göstermektedir ki siyasi iktidar suyumuzu patronların emrine sunmakta. 40 km’lik Çekerek Irmağını ve verimli tarım arazilerini elektrik üretme bahanesiyle sermayeye yani REİS GRUP’a devretmekte kararlıdır. Siyasi iktidar, halkına “yüz yıllardır halkın olan bu suyu artık şirketler kullanacak, susuz tarım yapın, hayvancılıktan vazgeçin, işinize gelmiyorsa buraları terk edin” demektedir. Bizler biliyoruz ki, eğer buna sessiz kalırsak, buralara uluslararası sermaye gelerek topraklarımıza el koyulacak. Büyük çiftlikler kurulacak, çiftliklerine küçük saraylar yapıp burada yaşayacaklar ve bizler ise ücretli köle olarak eskiden bize ait olan tarlalarımızda çalışmak zorunda kalacağız. Fakat bizlerin yaşam alanlarımızı yok eden, suyumuzu, toprağımızı elimizden alan zihniyete HES projelerini yaptırmamakta kararlıyız. Halkın kararlı mücadelesi karşısında hiçbir gücün dayanamayacağını önceki tecrübelerimizden de iyi biliyoruz. Bu nedenle bizler buradan siyasi iktidara sesleniyoruz: “Elinizi suyumuzdan ve yaşam alanlarımızdan çekin!”

Bizler HES’lerin ne olduğunu iyi biliyoruz. HES’ler yapıldığında bugün özgürce akan Çekerek Irmağı siyasi iktidarın izniyle boru veya kanallara alınarak hapsedilecektir. Suyun kullanma hakkını 49 yıllığına devralan şirket, biriktirdiği suyu parası olana satacaktır. Ancak köylülere değil bölgemizde açılacak taş ocakları, mermer ocakları ve maden ocakları olan patronlara satacaklardır.

Bu nedenle doğamızı, yaşamımızı, topraklarımızı, yeraltı ve yer üstü zenginlik kaynaklarımızı, ecdadımızın bize miras bıraktığı, çocuklarımızın geleceğini korumak için haklı ve meşru taleplerimiz yerine gelene kadar mücadele edeceğiz, birlikte mücadele edeceğiz, direne direne kazanacağız ve hep birlikte kazanacağız. Bu konuda; Erzurumlu kadınlar, Gerze halkı, Dersim, Mersin, Muğla, İzmir, Amasya, Antalya, Kastamonu, Rize, Tekirdağ, Bergama, Yırcalı halkının mücadelesi ve kazanımları bizlere yol gösteriyor.

Çekerek ırmağı özgür kaldıkça bizler ve yaşam da özgür olacak.

Sayın basın mensupları, değerli halkımız;

Bizim hükümetten tek bir talebimiz vardır. O da Çekerek ırmağı üzerinde yapılması planlanan HES projelerinin iptal edilmesi, bugüne kadar yapılan resmi çalışmaların iptal edilmesi, kamulaştırma kararlarından vazgeçilmesi, dere yatağında yapılan değişikliklerin eski haline getirilmesi, yöre halkının ihtiyacı olan teknik altyapı çalışmalarının devlet tarafından acil olarak karşılanması, bundan böyle HES’lere karşı mücadele eden vatandaşlarımıza baskı ve tehditlere son verilmesidir.

Bizler barış, kardeşlik, dostluk ve mutluluk istiyoruz…

Bizler özgürlük ve kalkınma istiyoruz…

Bizler Çekerek Irmağı Özgür Aksın istiyoruz…

Bunun için bizler 24 Aralık 2017 Pazar günü, HES projelerinin yapıldığı yerde, Çekerek Irmağının başında, Reis Gruba ait HES şantiyesi önünde basın açıklamamızı yapacağız. Siz değerli basın mensupları ve halkımızı mücadelemize destek vermeye davet ediyoruz. Basın açıklamasına katıldığınız için hepinize teşekkür ederiz.

TOKAT-YOZGAT GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU
10.12.2017

Comments are closed.