Örnek Resim
SON DAKİKA

Anasayfa > PARTİMİZİN ÇÖZÜMLERİ > Antişovenist olmak

Antişovenist olmak

Türkiye’nin en önemli sorunu Kürt Sorunudur. Bu sorun halkların “Kendi Kaderlerini Tayin Hakkı” çerçevesinde ve her iki halkın hiçbir kayıt ve şarta bağlı olmayan kardeşliği temelinde çözülebilir. Bu kardeşlik temelinde kurulacak Türk-Kürt Halk Cumhuriyeti, tüm emperyalist oyunları bozan, Ortadoğu’da tüm halklara kurtuluş yolunu açan bir birlik olacaktır. Çözümü emperyalistlerden beklemek ya da zorla-silahla: Sıkıyönetim’lerle-OHAL’lerle Kürt Sorununu çözeceğini sanmak; ancak çözümsüzlük getirir. Bu yöntemler başta Türk ve Kürt Halkı olmak üzere, Ortadoğu Halklarına kan ve gözyaşı getirmekten, yüzyıllardır bir arada yaşamış halkların arasına kan davaları sokmaktan başka bir sonuç vermez, vermiyor da. Bu polikay ı sürdürmek, Emperyalistlerin ekmeğine yağ sürmek, onların “böl, parçala, hükmet” yöntemlerinin işlemesi için altyapı oluşturmak anlamına gelir.

Bildiğimiz gibi, tüm sağ partiler (kendine “sol” diyen CHP de dahil), Kürt Sorununda şovenist (aşırı milliyetçi) bir tutum içindedirler. Bu çizginin en uç noktasını, ırkçı faşist MHP oluşturur. Daha ötesinde ise bizim 1970’lerden beri içyüzünü deşifre ettiğimiz ve CIA Sosyalisti olarak isimlendirdiğimiz İP gelir. Ve İP’in yavrusu, kulağı geçen boynuz-“Türk Solu”, şovenizmin en azgınını “sol”a bulayarak, sol değerlere ihanet ederek savunmaya kalkar. Ya da daha doğru bir söyleyişle doğrudan ya da dolaylı olarak CIA’dan alınan direktiflerle, solu halkın gözünden uzak tutmak-kötülemek görevini yerine getirir.

Diğer taraftan bugün, Burjuva Kürt siyasi hareketinin ABD’nin Kuzey Irak’ta yarattığı kukla yönetimi olumlama ve benzer çözümün, Türkiye için de geçerli olabileceği şeklindeki tutumu, emperyalistlerin Kürt Sorununa bir çözüm getirebileceği yanılgısını yaymakta; halklar için ne gibi tehlikeler getireceği görülememekte, tarihten ders alınmayarak bu tez savunulmaktadır. Hatta bu anlatım: “Bugüne kadar Türkiye ABD’nin kucağına oturdu. Biraz da Kürtler otursa ne olur.” söylemine kadar gidebilmektedir. Parababalarımızın, Dünyada ilk başarılı Ulusal Kurtuluş Savaşı vermiş Türkiye’yi düşürdükleri bu onur kırıcı durumun, halklar tarafından kabul edilebilir bir şey olmadığı açıktır. Yani “kucağa oturmak” halkların nefretini çeken, satılmış vatan, millet nedir bilmeyen Parababaları tutumudur. Devrimcilik demek, bırakın böyle onursuz bir durumu savunmayı, bu rezilliğe karşı en ödünsüz savaşı yürütmek demektir.

İşin acı tarafı, kendi gücüne güvenemeyen, bu yüzden de Burjuva Kürt Ulusal Hareketine ibrikçilik etmek tutumunda olan ve Marksist-Leninist olduklarını iddia eden, güce tapıcı sol gruplarımız da “Sevr paranoyası”na kapılmayalım diyerek ve sırf AB-D’ci Kürt Ulusal Hareketine şirin görünmek için emperyalist oyunun, farkına varmadan aktörleri olmaktadırlar. Sevr’in Kürt Ulusuna da düşman olduğunu görememektedirler. Bugün bile emperyalistler bu iki halkın ve diğer bölge halklarının böğrüne yapay bir Ermenistan Devleti kamasını sokmaya çabalamaktadırlar. Bunun ne kanlı boğuşmalara sebep olacağını anlamak için, Filistin topraklarında, emperyalistler tarafından  kurdurulan İsrail’e bakmak yeter.

Bu bağlamda “Cumhuriyet Mitingleri”ne birkaç sözle değinmekte yarar var. Bu mitinglerde dile getirilen antiemperyalist ve antifeodal sloganlar, eksik gedik olsa da, savunduğumuz sloganlardır. Fakat o mitingleri düzenleyen ve CHP çizgisinin varyasyonlarını oluşturan kişi ve kuruluşlar, şoven söylemlerde de gericilerden hiç geri kalmadılar. Son mitingler hariç tutulursa, MHP’nin bu mitinglere katılmasının nedeni de budur.

Bu mitinglerin tabanı çağdaş değerleri savunan işçiler, köylüler, küçük üretmenler, kamu çalışanları, aydınlardırdır. Ve büyük çoğunluğuyla da Şeriat tehlikesini gören yarımız olan kadınlardır. Bu taban İşçi Sınıfının müttefiklerinden oluşmaktadır. Bu tabanı, bu şoven şartlanmalardan kurtararak, İşçi Sınıfı öncülüğünde Halk Cephesinde ordulaştırmak görevi bütün ağırlığıyla önümüzde duruyor. Bunun birincil şartı ise İşçi Sınıfının öncü müfrezesi olan Proletarya Partisini örgütlemektir.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Portalımız açık kaynak özgür yazılım araçları kullanılarak hazırlanmıştır.CopyLEFT | 2014 | Halkın Kurtuluş Partisi
HKP GENEL MERKEZİ:Karanfil Sokak No:24/15 Kızılay/ANKARA Tel: 0 312 424 06 18 Faks: 0 312 424 06 28 E-Posta: kurtuluspartisi@kurtuluspartisi.org
İSTANBUL İL ÖRGÜTÜ: Atatürk Bulvarı Emlak Bankası Blokları B Blok No. 146 Kat:3 Daire 11 Eminönü/ İSTANBUL Tel: 0 212 528 87 57 Faks: 0 212 528 89 47